Kulaklıkla müzik miksi yapılabilir mi?

2016/05/21

Sormanıza sevindim.

İçimden: “Evet, yapılabilir” deyip bırakmak geçti bir an ama, ne yazık ki yanıt vermesi benim için o kadar kolay değil. Çünkü ben de kulaklıkla çok kötü miksler yaptım. Hatta bıraksanız şimdi de yaparım.
-Spoiler alert-
Fakat neden hoparlörlerle miks yapmayı tercih ettiğim hakkında bazı fikirlerim var.

dreamstimefree_286261s

 

 

 

 

Kulaklıkla müzik miksi yaparken benim yaşadığım sorun, kulaklığın bu mizansende kazandırdıklarından kaynaklanıyor da olabilir.

Biraz oksimoron bir cümle oldu bu ama, şöyle açmaya çalışayım:

Kulaklıklar, popüler müzikte yüksek volümlerde mikslenen bas frekansları, -tüm diğer frekanslar gibi- kulağınızın ayağına getirir. Oysa ki sesleri hoparlörlerden dinlediğinizde, hoparlörden çıkan o aynı frekanslar havadaki partiküllerin etkisiyle, dinlediğiniz ortamın cinsine göre de değişen oranlarda çok büyük farklılıklar gösterebilir. Bas frekanslar hoparlörleri terkettiğinde tek bir yöne doğru yayılmaz bir de… neredeyse hoparlörün çevresinde 360 derecelik bir yayılma gösterir.

Tizlerin ise çok yönsel karakteri vardır. Hoparlörün tweeter şutlama ekseninin dışına çıkarsanız, algıladığınız tiz seviyesi düşer ve miksi yaparken tiz/tuz miktarını abartma ihtimaliniz ortaya çıkar.

Rat-repelŞekil 1a
Solda:
Fare ve haşerelerin, evimizde misafir etmek istemediğimiz yaratıkların yüksek frekanstaki sesleri duyduğu bilgisine dayanarak, bazı akıllılar -sözüm ona- fare kovucu hoparlör/ses cihazı üretiyor, bir de bunları satıyorlar. Bre densizler.

Halbuki dedim ya tizler çok yönsel frekanslardır diye?

Ultrasound ShadowsSağda:
Bu nedenle fare ve haşerelere yönelik caydırıcı ses sistemleri işe yaramaz. Ben almadım ama baştan bilin istedim. Bir taşla iki fare (beüüüğğ).(http://www.ratbehavior.org/rathearing.htm)

 

 

Hoparlörün tizlerini de ıskalama riskimiz varken, neden ben kulaklıkla miks yapmanızı kuvvetle tavsiye etmiyorum? Oraya geldim sayılır.

Çünkü orta frekanslar.
Basları ve tizleri bu kadar kolay (?) duyulur hale getirdiğimizde, orta frekanslara, ve onu algılayış şeklimize ne olacak?
Fletcher-Munson eğrileri” diyeceksiniz belki, “onları zaten kolay duyabiliyoruz” diyeceksiniz. Dünya adil değil, yoksa ben de böyle bir düzen istemiyordum diyeceksiniz. Top yuvarlak diyeceksiniz. Olmaz olsun, yeterrr!.. (Türkleştim beş senenin sonunda).

Bence de Fletcher-Munson zaten. Adam ne demiş, diğer frekanslarla aynı seviyede algılamamız için, basları çok açmak gerek demiş, özet olarak.
Ama baslar na burda. Tizlerden de kaçılamiyür? Orta frekanslar da geliyor. Daha ne istiyorum?
Belki de biraz doğallık. Hava. Ortamın dokunuşu. İstiyorum.

Herkesin kendine göre bir tecrübesi var. Herhangi bir konunun en doğru halini bildiğimi de iddia etmem.Listening-And-Worried-s Ama 22 senelik tecrübeme göre, naçizane ve kişisel tecrübem şu:
Kulaklıkla yaptığım mikslerin orta frekansları genellikle cılız oluyor.
Baslar abartılı, ve tizler de istediğim odaktan kaymış olarak ortaya çıkıyor.
Ben can alıcı tizleri 5 kHz’de kontrol altına aldığımı zannederken bir bakmışım, tizler 6’da, 7’de cirit atıyor.
E ben ne anladım bu işten? :
Reverb ve Delay. Güzel oluyor bunlar hakikaten, Sezar’ın hakkı Sezar’a…

İdeal olmayan ortamlarda, yolculukta ya da misafirlikte ise tabii ki miksin durması gerekmiyor.
Bu gibi durumlarda, genellikle kulaklıkla hassas edit işlerini ve genel dengeyi oturtuyorum, eğer bir stüdyoda değilsem.
Ertesi gün, ya da ilk fırsatta da iyi bir dinleme ortamında, hoparlörlerle tonları şekillendirip, en hızlı gitmem gereken aşamayı etkili bir şekilde tamamlıyorum.
Aslında bu aşama en hızlısı ve en önemlisi.
Gerisi otomasyon, incik cıncık şeyler – ki bunlar çok zaman alıyor. Bunları kulaklıkla yapmak bana mantıklı geliyor, zira hoparlörlerle düşük seviyede miks yaparken kaçırdığım bazı küçük detayları bu aşamada yakalıyorum.

Şimdi şurda adamlar sormuş: “Kulaklıkla etkin bir şekilde miks yapılabilir mi?” diye.
“Eğer ucuz hoparlörleriniz ve akustik olarak düzeltilmemiş bir dinleme ortamınız varsa, kulaklıkla miks yapmanız işinize yarayabilir” diye bitirecekken, “Ama tabii şu plugin’i alırsanız çohiyi olur” demeyi de unutmamışlar.
Zaten bağlantısını verdiğim yazı da bir firmanın Pro Tools Expert adlı site/blogtaki “misafir” yazısı.
Bunun altında çok fazla bit yeniği aramaya gerek yok… kulaklıkla çalışmak çoğu zaman tek seçeneğimiz olabilir.

Ama iyi hoparlörleri olmayan, müzik yaptığı ve mikslediği ortamın profesyonel bir stüdyoyla yakından uzaktan alakası olmayan çok büyük bir kitle var. Bu kitle için de oluşturulan bir pazar. Çoğunlukla da plug-in/yazılım kullanmayı seven geniş bir kitle bu. O nedenle kulaklıkla her şeyin toz pembe olduğu bir dünya hayal etmek daha çok tercih ediliyor.

Kendimce, söylenmesi gerekenler ise kısaca şu:
Dinleme seviyesi, ses miksini yaparken en önemli faktördür.
Eğer işi doğru yapmanıza engel olan faktörleri en aza indirgeyip hem kulaklıkla hem de hoparlörlerle çalışır, bu iki yöntemin avantajlarını kullanarak ses miksi yaparsanız en iyi sonucu elde edersiniz. Dezavantajlarınızı da en iyi siz bilirsiniz. Sadece elinizdekileri sorgulamayı, daha iyisi için deneme yapmayı unutmayın, yeter. Hani çocukken her şeyi denerdik… nerede o zihniyet, hm?

Beni soracak olursanız, ben şu anda kendi oluşturduğum bir monitörink sistemini kullanıyorum:

İlter Kalkancı referans monitör sistemi

O sayede de mikslerim çoğüzel, master’larım da pek bir lez’iz
Patent çalışmalarımda da son safhalara geldim, fikrimi çalanı çok fena yaparım.

Ama tabikide* kulaklık da kullanıyorum. Neden kullanmayayım?

– Ama öğreneceğim…

* Öyle bir kelime yok, Türkiye. Dilini eşek arısı soksun Türkiye.

Siz neler kullanıyorsunuz? Siz tamamen kulaklıkla miks yaparken benzer sıkıntılar yaşıyor musunuz?
Düşüncelerinizi benimle paylaşınız.
Bir de İlter Kalkancı Monitörink Sistemimi ™  Çin’de ürettirip satacağım, kaça satayım?

{ 4 yorum… Oku ya da kendi yorumunu ekle }

Yusuf 2016/5/21, 22:41

Merhaba, yazinizi okudum. Doğru tespitler olduğunu düşünüyorum. Yorum yazma ihtiyaci hissetmemin nedeni, yıllarca kulaklıkla miks yapmis biri olarak, referans monitorlerinde, kalitesi, markasi ne olursa olsun, değil düzgün bir miks yapmak, hiç bir şekilde kulaklik harici çalişamiyorum. Bu belkide alisma meselesi gibi geliyor bana. Kisaca yaptigim calismalardaki miks surecini anlatayim. Web sitesi olarak verdigim soundcloud hesabimdaki parcalari “sennheiser hd201” ile yaptim. Elimde mini hi-fi philips fw-v762 muzik seti 2x60w 6ohm 6inch suruculer, m-audio mobile pre usb, focusrite scarlet 2i2, sennheiser rs160 gibi pro audio camiasina hitap etmeyen ancak yaptigim muzik dogrultusunda sonuc olarak karakterlerini bildigim ekipmanlar var. Şöyle ki; yaklasik 12 yildir ayni suruculeri kullaniyorum. Miksi kulaklikta yapip calismanin son dinleyicide ne sonuc verecegini yukarida bahsettigim hifi sistemde test ediyorum. Bu asamada karsilastigim genel sorun reverb ve delay oluyor. Reverb ve delay problemlerini referans monitoru bile diyemeyecegim suruculer ile cozuyorum. Bu setup ile ulasabildigim kalite bu. Beni ilgili konuda asil rahatsiz eden sey ise, ne zaman bu konu gecse “kulaklikla miks mi yapilirmis” gibi tepkiler oluyor. Benim yaptigim daha cok sorun cozmek gibi de duruyor calismalarimda. Simdilerde yine kulaklikla miks yaptigim icin “sennheiser hd 6 mix” almayi dusunuyorum. Sirf fiyat performans iliskisi dogrultusunda. Zaten konuya aciklik getirmissiniz. Imkanlar dogrultusunda hareket eden ve ev ortaminda calisan kisilerden biriyim. Yazinizda ses kaynagindan yayilan frekans dagilimlari konusunda soyledikleriniz referans monitorleriyle calismayi benim icin cazip kiliyor. Cunku o sicaklik ayni Analog ve Digital arasindaki fark gibi ancak bu asamada da akustik duzenleme vb. gibi maliyeti yuksek islemler yapmak gerekiyor. Her seyi gectim, kulaklikla miks yaparken yakin dinleme sonucu saglik acisindan da sorun teskil ediyor. Dinleme seviyesini koruyor olsam da bir referans monitorundeki kadar rahat dinleme veya calisma suresine kulaklikta ulasamiyorum. Konuyla ilgili onerileriniz olursa cok sevinirim. Yazilarinizi okumaya devam edecegim. Iyi calismalar diliyorum. Bir de soylemeden edemeyecegim, “ilter kalkanci monitoring system” bana ilkokulda hoparlorleri alip kontrplaktan yaptigim ve hatta bass reflex yollari acip denedigim calismalarim geldi. Belki Cin pazarinda pek bisey etmez ama manevi degeri buyuk olur 🙂 Bence satmayin 🙂 vitrine koyun goz onunde dursun. Nereden nereye geldigimizi hatirlatir ve manevi bir degeri olur. Hoscakalin.

Cevapla

İlter 2016/5/22, 01:48

Selam Yusuf,
Soundcloud’taki parçalardan ilk iki üç tanesini dinledim.
Bana mikslerinde bir-iki küçük noktada biraz fazla notch filter (Yüksek Q değerinde frekans düşürme) varmış gibi geldi. O oyuklar enstrüman/ses seçiminden de kaynaklanmış olabilir ([kv331synthmaster] “Sonda Bir”in 01:05’inde giren synth patch’indeki ton oyukluğu, başka yerlerde de dikkatimi çekti de).
Ama mikslerin geneli gayet güzel. Bence kulaklıkla iyi yapmışsın.
Tabii bu yorumu sabaha karşı 04:46’da evimdeki 6 inch referans monitörlerini açabileceğim bir volümde dinledikten sonra yapıyorum, sub frekansları yorumlamam şu an için zor 🙂
Yine de miks bir denge işi, sen de o dengeyi bence çok iyi tutturmuşsun.

Cevapla

Doruk Somunkıran 2016/5/22, 06:49

İ.K. Monitörink Sisteminden ben istiyorum hazır olunca. Renk tercihim mat siyah. Surround uyumlu olsun. Subwoofer için kendi bidonumu getiricem. Saygılar.

Cevapla

İlter 2016/5/22, 10:50

E-posta adresinizi, telefon numaranızı, T.C. Kimlik numaranızı ve annenizin kızlık soyadını lütfen bize iletin, satış departmanımızdan bir arkadaşımız sizinle iletişime geçecek, söz.

Cevapla

Yorum yaz

Önceki yazı:

Sonraki yazı: